“Soğuk ve şehirler arası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan”
Sevdiğim bir şiirin sevdiğim mısrası bu.
Ben soğuk bir otobüs terminalinde sığındım çocukluğuma
Bunca kalabalıkta ağlayan bir çocukta buldum kendimi
Kaybettiğim çocukluk heyecanıyla karşılaştım içimde
Düşlerim belirdi bir başka çocuğun gülüşünde
Bir çoğu için zaman geç idi,
Olabilirliği hesaplandı o günün düşlerinin ,bugünün hesap tutmayan çarşısında
Ve ben o hesapsız halimle koşabilmeyi özledim birden, bir duvara tırmanmayı, nefesim kesilene kadar bağırmayı,
Babaannemin tarhana çorbası kavurduğundaki koku geldi burnuma , hüzünlendim.
Ben ne zaman şehrimden ayrılacak olsam, bir haller gelir üzerime.
Özgürlüğüm, sanırım sana daha çok alıştım Şehr-i Ankara
Kimilerinin iletişim aracıdır sözcükeler, hani konuşmayı hiçbir zaman beceremeyenlerin sığındığı ; benim gibiler için ise sadece elçidir, duyguların yansıması için gereken ayna misali, hani konuşması gerektiğinin farkına bile varamayanların yardım dilercesine sözcüklere koşması; ilham perim, yaşadıklarım; sözcüklerden sadece yardım alırım. Sığındıklarım... dışarı vurabilecek gücü bulabilsem... ah keşke... sözcüklerim sadece zahiri...
özgürlüğüm, sanırım sana daha çok alıştım şehr-i aachen... :)
YanıtlaSil